Dostlar..
Bize, Sağlık Hukuku Uzmanı “hukukçu hekim” olmamız nedeniyle aşağıdaki sorular ulaşıyor.
Geçmişte 2 dönem (4 yıl, seçimle) Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu üyeliği de yapmış
bir hekim olarak yanıtlayalım.
Sorular :
Anayasa Mahkemesi (AYM), 6023 s. TTB yasasında hangi disiplin hükümlerini ne zaman iptal etti?
Bu kararın künyesi ve karar özeti, gerekçesi nedir?
Ayrıca oluşan boşluk TBMM tarafından dolduruldu mu, doldurulmadı ise niçin?
TTB Yüksek Onur Kurulu (Yasadaki deyimi Yüksek Haysiyet Divanı) ile ve Tabip Odalarının
Onur Kurulları, AYM’nin iptal kararı sonrası doğan yasama boşluğu / yasal boşluk / norm olmaması
nedeniyle çalışamaz durumda mı?
***
Yanıtlarımız :
AYM, TTB ve Tabip Odalarının yürüttüğü disiplin ve etik soruşturmalarının yasal temelini oluşturan
yaşamsal bir düzenlemeyi iptal etti. Bu iptal kararı ve birlikte getirdiği süreçler ilişkin ayrıntılar
şöyle:
Karar tarihi: 11 Şubat 2025
Resmi gazete : 29 Nisan 2025 (sayı: 32885)
Esas ve karar sayısı: E.2024/177, K.2025/40
İptal edilen küküm: 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun hekimlere uygulanabilecek
disiplin cezalarını (yazılı ihtar, para cezası, geçici olarak meslekten men vb.) ve Haysiyet Divanlarının
(Onur Kurullarının) yetkilerini düzenleyen 39. maddesinin tümü.
İptal Edilen Disiplin Hükmü ve İçeriği
İptal edilen 39. madde; Tabip Odalarının Haysiyet Divanlarına (Onur Kurullarına) meslek kurallarına
aykırı hareket eden üyelere sıra gözetmeksizin şu cezaları verme yetkisi tanıyordu:
• Yazılı uyarı (ihtar),
• Yıllık üye ödentisinin (aidatının) üç ile beş katı arasında para cezası,
• 15 günden 6 aya dek geçici olarak sanat icrasından (meslekten) alıkoyma (men),
• Bir bölgede üç kez meslekten alıkonma cezası alanların o bölgede çalışmasının
engellenmesi.
• Maddenin son fıkrasında yer alan “Haysiyet divanları bu cezaların verilmesinde
sıra gözetmeksizin geniş takdir hakkını kullanırlar” ibaresi de iptal kapsamında.
İptal Gerekçesinin Özeti
Ankara 20. İdare Mahkemesi’nin somut norm denetimi (Anayasa m.152) yoluyla yaptığı başvuruyu inceleyen AYM, maddeyi (60023 s. TTB Yasası m.39) Anayasa’nın 2. maddesinde
yer alan “Hukuk Devleti” ve “Hukuksal Belirlilik” ilkelerine aykırı bularak iptal etti.
Yüksek Mahkeme gerekçesinde özetle şu hususlara vurgu yaptı:
• Yasallık ilkesinin çiğnenmesi : Hangi somut etik/disiplin suçu niteliğindeki fiile,
hangi tür cezanın verileceğinin yasada açık ve ayrıntılı düzenlenmediği,
bunun yasa altı düzenlemelere (yönetmelik vd.) bırakıldığı saptanmıştır.
Suç ve cezaların yasayla belirlenmesi asıldır (AY m.36); “yasasız suç ve ceza olmaz!
(Nullum crimen sine lege – nulla poena sine lege)
• Sınırsız takdir yetkisi ve keyfilik riski: Maddede Onur Kurullarına “sıra gözetmeksizin
geniş takdir hakkı” tanınmasının, aynı eylem için bir hekime en hafif ceza verilebilirken,
bir başkasına en ağır cezanın (meslekten alıkonma – men) verilmesinin önünü açtığı
belirtilmiştir.
• Hukuksal güvence eksikliği: İşlenen disiplinsizlik eylemi ile verilen ceza arasında
adil bir dengenin kurulmasını sağlayacak yasal olanakların bulunmadığı, bu durumun
keyfi uygulamalara karşı muhataplara yeterli hukuksal güvence sağlamadığı
sonucuna varılmıştır.
Oluşan yasal boşluk TBMM tarafından dolduruldu mu?
Hayır, doldurulmadı!..
AYM, iptal hükmünün yaratacağı hukuk boşluğunun kamu yararını ve sağlık hizmetlerini
zedelememesi için, TBMM’ye yeni bir yasal düzenleme yapması için 9 ay süre tanımıştı.
Ancak Meclis’e tanınan bu yasal süre 29 Ocak 2026’da dolmuş olmasına karşın,
TBMM tarafından 6023 sayılı TTB Kanunu’nda yeni bir disiplin düzenlemesi yapılmamıştır.
Barolar için de benzer karar sonrası yasal düzenleme Meclis’ten geçmişken,
TTB için henüz yasal norm konmamıştır.
TTB Yüksek Onur Kurulu ve Odaların Onur Kurulları Çalışamaz Durumda mı?
Evet, disiplin yaptırımı süreçleri kilitlenmiş ve çalışamaz duruma gelmiştir.
29 Ocak 2026’da AYM’nin iptal kararının yürürlüğe girme ertelemesi bittiği için,
Tabip Odaları onur kurullarının ve TTB Yüksek Onur Kurulu’nun hekimler hakkında
disiplin cezası belirleyebileceği yürürlükte olan bir yasal yaptırım normu kalmamıştır.
Durumun doğurduğu ağır sonuçlar:
• Soruşturmalar kilitlendi: TTB bünyesinde yürütülen, aralarında kamuoyunun yakından
izlediği “Yenidoğan Çetesi” gibi kamuoyunda çok yankı uyandıran ve ağır etik ihlali
savlarının (iddialarının) da bulunduğu yaklaşık iki bin dosya karara bağlanamadan
beklemektedir. Soruşturmalar başlatılsa bile yasal ceza maddesi olmadığı için
hüküm kurulamamaktadır.
• Zamanaşımı tehlikesi: Yasal boşluk nedeniyle dosyaların bekletilmesi, ceza işlemlerinde
zamanaşımı sürelerinin dolması riskini birlikte getirmekte, bu da ağır etik ihlal veya tıbbi
uygulama hatası (malpraktis) yapan hekimlerin cezasız kalması tehlikesini doğurmaktadır • Geçmiş cezalar iptal ediliyor: Daha önce Onur Kurullarınca verilen ve yönetsel (idari)
yargıya taşınan eski disiplin cezaları da idare mahkemeleri ve üst mahkemelerce
“dayanak yasa maddesi ortadan kalktığı” gerekçesiyle birer birer iptal edilmektedir.
***
AYM’nin somut yasa normunu (6023 s. TTB yasası m.39) iptal etmesinin üzerinden 9+5 = 14 ay
geçti. İptal kararı beş aydır yürürlükte. TBMM yasama yükümünü yerine getirmekte gecikmektedir.
Bu eylemin (fiilin) somut bir yasal yaptırımı uygulamada yoktur ancak demokrasilerde bu tür
“yasama tembelliği – ihmali” hoş karşılanmaz ve bir meşruluk sorunu doğurabilir. Kamuoyu baskısı
kurulmalıdır TBMM üzerinde. Çünkü “Yasama“, Yasama organının devredilemez asal işlevi ve
yükümüdür (AY m.87).
TBMM’yi göreve çağırıyoruz…
Ancak, TTB yasası m.39 AYM’ce iptal edildiğinden ve TBMM oluşan boşluğu doldurmadığından,
Tabip Odaları Onur Kurulları ve TTB Yüksek Onur Kurulu ne yazık ki son beş aydır işlevsizdir.
Gecikme, “yerinde” verilen disiplin cezalarının da ortadan kaldırılmasına yol açarak bir “cezasızlık”
sorunu (the problem of impunity) doğurmaktadır. TBMM’nin böylesine “dolaylı” bir yetkisi yoktur.
Ayrıca dava ve ceza zamanaşımı da kural olarak işlemektedir. Bu süreç kesilmelidir.
Benzer yasal boşluk, TBB (Türkiye Barolar Birliği) için de oluşmuş ancak TBMM tarafından
doldurulmuştur.
Bu sorun, Hukuk devleti (AY m.2) ve adil yargılanma hakkının (AY m.36) açık gereği olarak,
TTB ve öbür kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (AY m.135) tümü için
hızla çözülmelidir.
TBMM’yi göreve çağırıyoruz…
Sevgi ve saygı ile. 29 Haziran 2026, Ankara
Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BA, LLM
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
Türk Hukuk Kurumu Onur Kurulu Başkanı
www.ahmetsaltik.net profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik X : @profsaltik
https://www.instagram.com/ahmet_saltik
https://ahmetsaltik.net/2026/06/29/turk-tabipleri-birligi-disiplin-kurullari-felc/ 29.6.26




