“Sitemizde yayınlanan makalelerden yazarlarımız sorumludur. Hiçbir şekilde Kurumumuzu temsil etmez.”
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANTLAŞMASI*
Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK
- Mekke İttifak Antlaşması
Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan ve Pakistan devletleri arasında 7 Ağustos 2026 günü Mekke’de bir Ortak Savunma Antlaşması imzalandı. Antlaşma, Türkiye Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalandı. O tarihten bu yana iki ayı aşan bir zaman geçtiği hâlde henüz Antlaşma’nın resmî metni açıklanmadı.
Taraf devletler arasındaki ilişkiyi belirten bir adlandırma ile Mekke İttifak Antlaşması’nın içeriği konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından yapılan genel açıklamalar var: Hiçbir devlete karşı olmayan Antlaşma’nın saldırı değil, savunma amaçlı ve başka devletlerin katılımına açık olduğu belirtildi. Bu arada Antlaşma’nın gerektirdiği kurumsal yapılanma ile ilgili bazı görevlendirmeler ve taraf ülkelerin dışişleri ve millî savunma bakanları arasında görüşmeler yapıldı. Antlaşma’nın yürürlüğe konması için gerekli işlemlerin her ülkenin kendi mevzuatına uygun olarak yürütüleceği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Ekim 2026 günü kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamada Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarını lânetleyerek, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu belirtti; Antlaşma’nın onaylanması için Meclis’e sevk işlemlerinin sürdüğünü söyledi.
- Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanması ve Yürürlüğe Konması
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası uyarınca –yazım kurallarına uygun yazılışla– “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
…
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş olan milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. …” (m. 90/I, V).
Cumhurbaşkanı, “Milletlerarası antlaşmaları onaylar ve yayımlar.” (m. 104/XI).
Bir milletlerarası antlaşmanın genel olarak ya da Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe gireceği tarih, onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanunda gösterilmemişse; kanunların yürürlüğe girmesine ilişkin genel kural uygulanır. 15 Temmuz 2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10 numaralı Resmî Gazete Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca “Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler ile diğer düzenlemeler, ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemiş ise Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girer.” (m. 7). Dolayısıyla Mekke Ortak Savunma Antlaşması da, metninde veya onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanunda yürürlük tarihi hakkında bir hüküm bulunmadığı takdirde Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girecektir.
- Ortak Savunma Sistemi
Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nda Kuzey Atlantik Antlaşması’nın örnek alındığı anlaşılıyor. 4 Nisan 1949’da Washington, D.C.’de 12 devlet (ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Danimarka, İzlanda, İtalya, Norveç, Portekiz) temsilcileri tarafından imzalanan bu Antlaşma’nın 5. maddesi, Türkçe çevirisiyle şöyledir:
“Taraflar, içlerinden birine veya birkaçına karşı Avrupa veya Kuzey Amerika’da girişilecek silâhlı bir saldırının hepsine karşı yapılmış sayılması ve bunun sonucu olarak, böyle bir silâhlı saldırı vuku bulduğunda içlerinden her birinin Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesiyle tanınan tek başına veya birlikte meşru savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinin güvenliğini yeniden kurmak ve korumak için, silâhlı kuvvet kullanmak dahil, gerekli göreceği hareketi bireysel olarak ve diğer Taraflarla uyum içinde yaparak saldırıya uğrayan Taraf veya Taraflara yardım etmek konusunda anlaşmışlardır.
Bu nitelikteki her silâhlı saldırı ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhâl Güvenlik Konseyine bildirilecektir. Bu önlemler, Güvenlik Konseyinin milletlerarası barış ve güvenliği yeniden kurmak ve korumak için gerekli önlemleri almasıyla sona erecektir.”
Antlaşma’nın 5. maddesinde 1951’de yapılan ve 1952’de yürürlüğe giren değişiklikle “Türkiye ülkesine yapılacak bir saldırı” da madde kapsamına alınmıştır. 1952’de Türkiye ve Yunanistan NATO’ya üye olmuştur.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na konulacak benzeri bir hükümle Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan’a yapılacak silâhlı bir saldırı da hepsine karşı yapılmış sayılacaktır.
- Husilerin Suudi Arabistan’a Saldırıları
1990’lı yıllarda Yemen’de ortaya çıkan Zeydî Şiî İslâmcı bir siyasî ve askerî örgüt olan, resmî adıyla Ensarullah (Allah’ın yardımcıları), 2004’te öldürülen kurucu önderleri Hüseyin el Husi’nin adıyla Husiler olarak anılan bu örgüt, 2015’te Yemen’in başkenti Sana’yı işgal ederek ülkenin kuzey ve batı illerini fiilen yönetmeye başladı. Yemen’i bir iç savaşa sürükleyen bu durum, Suudi Arabistan’ın müdahalesine yol açtı. Husiler, Suudilere karşı silâhlı direnişe geçti. İran’dan destek alan Husiler, 2026’da uzun menzilli füzelerle, insansız hava araçlarıyla Suudi Arabistan ve İsrail’i tehdit eden, Kızıldeniz ve Aden Körfezi arasındaki Bab el Mendep Boğazı’ndan geçerek Umman Denizi’ne çıkan ticaret gemilerine abluka uygulayan, başta Riyad olmak üzere hava limanlarını bombalayan bir güce ulaştı.
Şiî Husilerle Sünnî/Vahabî Suudiler arasındaki bu savaşın taraflar arasındaki mezhep farkından kaynaklanan bir boyutu da var.
- Değerlendirme
Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan ve Pakistan devletleri arasındaki Mekke İttifak Antlaşması henüz onaylamadı. Türkiye ile hiçbir ilgisi olmayan bir savaşın devam ettiği bir sırada, uygulanması ülkemizi bu savaşın tarafı hâline getirebilecek bir antlaşmanın imzalanması yanlıştır. Türkiye NATO üyesidir. Türkiye’nin güvenliği açısından Mekke İttifak Antlaşması’nın hiçbir ek katkısı olmaz. Antlaşma’nın onaylanması gündeme geldiğinde, Anayasa’mızın 92. maddesi gereğince “Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine” izin verme yetkisine sahip Türkiye Büyük Millet Meclisi, konuyu her yönüyle değerlendirecektir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin iç be dış politikası, Anayasa’mızın Başlangıcında yazılı “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesine dayanır. O nedenle Mekke İttifak Antlaşması konusunda yapılması gereken, Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki sorunun barışçı yoldan çözümüne katkıda bulunmaktır. I. Dünya Savaşı’nda Hicaz-Yemen Cephesinde çok şehit verdik. Bugün iki Arap devleti arasında çıkan, Türkiye ile hiçbir ilgisi olmayan bir savaşta kaybedeceğimiz Mehmetçik yoktur.
(16.10.2026, 20.10.2026)
_____________________________
*Cumhuriyet, 21.10. 2026, s. 2.




