Anayasa Kavramı

Prof. Dr. İbrahim KAPLAN
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı

 

İÇİNDEKİLER

 

1. Genel Olarak “Anayasa” Kavramı ve Anayasa Hazırlanmasının
Tabi Olduğu Genel İlkeler.......................................................................................................... 1

2. Anayasa koyucu – kurucu – asli organ (pouvoir constituant) ile Anayasa Değişikliği Yapan – Türev- Tali Yasama Organı (pouvoir constitué) kavramları ve Anayasa Yapma Konusundaki Yetkileri..... 2

3. Anayasa Hükümlerini Değiştirmenin Usul ve Esasları........................................................... 3

4 . Anayasanın Değiştirilmesi Teklif Olunamaz ve Değiştirilemez Hükümleri........................... 3

4.1. Anayasanın 4. Maddesi Hükmünün Hukuki Niteliği...................................................... 3

4.2. Anayasanın 4. Maddesi Hükmünün Bizzat  Kendisinin Değiştirilmesi ve Değiştirilmesinin Teklif Olunamayacağı  İlkesi............................................................................................................ 4

5. Anayasanın 4. maddesi Uyarınca Değiştirilmeyecek Anayasa Hükümleri............................. 6

5.1. Anayasanın 1. maddesi hükmündeki “Cumhuriyet rejimi”,............................................ 7

5.2. Anayasanın 2. maddesindeki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Anayasanın başlangıcında belirtilen temel ilkeleri ile cumhuriyetin nitelikleri.......................................................................................... 7

5.3. Anayasanın 3. maddesindeki  Hükümler........................................................................ 8

6. Anayasanın  4. Maddesine Aykırı Düşen Değişiklik Teklifleri ile Yapılan Değişikliklerin Hukuki Sonuçları   8

6.1. Değişiklik Teklifleri Açısından....................................................................................... 8

6.2. Değiştirilen Anayasa Hükümleri Açısından.................................................................... 9

7. 22 Mart 2010 Tarihli  23 Esas  Madde ile   Üç Geçici Maddeden Oluşan Anayasa Değişikliği Taslak  Metni Hakkında Özet Görüş…………………………………… …………………….10

 

Prof. Dr. İbrahim KAPLAN

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi

Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı

 

ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN
HUKUKİ SINIRLARI – ANAYASANIN 4. MADDESİ
UYARINCA DEĞİŞTİRİLEMEYECEK ANAYASA HÜKÜMLERİ

 

1. Genel Olarak “Anayasa” Kavramı ve Anayasa Hazırlanmasının Tabi Olduğu Genel İlkeler

Anayasa, devleti oluşturan toplumun temel mutabakatını teşkil eden, devletin kuruluş felsefesi ve temel organları, kişilerin temel hak ve hürriyetleri, ekonomik ve sosyal hak ve ödevlerini, yani toplumda hakim olacak siyasi, hukuki, sosyal ve iktisadi rejimin esaslarını gösteren ana ilkeleri, kamu kurum ve kuruluşlarını düzenleyen ve hükme bağlayan temel bir üst kanundur.

Anayasalar, kişilerin temel hak ve hürriyetleri ile devlet otoritesi arasındaki hassas dengeyi sağlayacak mekanizmaları, bu mekanizmaların tabi olacağı ilkeleri tespit eden belgelerdir. Anayasadaki kurumlar, kurallar ve ilkeler normal kanun yapıcılarına yani yasama organlarına verilmiş olan temel direktiflerdir.

Anayasa, bir anlamda hürriyetlerle devlet otoritesini yani devlet iktidarını bağdaştırma ve dengeleme tekniğini ihtiva eden hukuki normların kitabıdır. Anayasa, millete ait olan hakimiyeti (egemenliği) hukuk devleti veya hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde yetkili yasama, yürütme ve yargı organlarına aktaran şeffaf bir kanaldır.

Anayasa düzenlenirken veya kısmen veya tamamen değiştirilirken, daima bunların amaç, anlam, şekli ve görevi gözönünde tutulmalıdır. Yapılacak anayasa değişikliklerinde; hemen hemen her zaman bunların gerçeklerle bağlantılı, uygulamada faydalı, değişim ile mevcut durum, güçlü yeniden yapılanma ve yenilenme iradesi ile tarihsel olan kazanılmış veya yerleşmiş kurumlar ve hürriyetler, geçmiş uygulamalara hüzünlü bakış ve geleceğe atılacak hızlı ve ileri adımlar arasındaki dengelenmiş bir çare aranması faaliyeti gerekli ve geçerlidir.

Genel olarak Anayasa normları, başlangıçta anayasa koyucu – kurucu – asli organ tarafından konurken veya sonradan mevcut anayasadaki kurallar uyarınca anayasa değiştirici yasama organı -  tali organ tarafından değiştirilirken, her ülkenin siyasi, iktisadi, kültürel ve sosyal yaşamının gözönünde tutulması gerekmektedir.

2. Anayasa koyucu – kurucu – asli organ (pouvoir constituant) ile Anayasa Değişikliği Yapan – Türev- Tali Yasama Organı (pouvoir constitué) kavramları ve Bu Organların Anayasa Yapma Konusundaki Yetkileri

Anayasayı başlangıçta yapan veya sonradan tamamını düzenleyen, kabul eden ve yürürlüğe koyan devlet organına Anayasa Koyucu veya kurucu organ (pouvoir constituant) denmektedir.

Anayasayı yapan kurucu organ tarafından yürürlüğe konulmuş mevcut anayasayı değiştiren yasama organına, anayasa değişikliği yapan yasa koyucu veya yasama organı tabir edilmektedir.

Anayasa koyucu, kurucu – asli organ genel anlamda egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi olan; Millettir (Halktır)

Anayasa değişikliği yapan yasama organı partiler demokrasinde milletin temsilcilerinden oluşmaktadır.

Millet veya halkın egemenliği temelini esas alan anayasa modeline göre, anayasa, milletin anayasa yapma kudretine istinat etmektedir. Anayasaların başlangıç kısmı ile genel esaslar kısmında yer alan hükümlerde öngörülmüş olan anayasal devlet kudreti (Anayasa m.6), bu kudretin yani egemenliğin,  organlara dağılımı, milletin yaptığı bir anayasa koyma işleminden ibarettir.

Anayasa koyucu – kurucu – asli – organ, anayasayı yaratmaktadır. Bu anayasa ile ortaya çıkan anayasal devleti kudreti ve egemenliği paylaşan organlar (yasama, yürütme ve yargı), bu anayasa normlarına kayıtsız ve şartsız uymak ve uygulamak zorundadır. Zira anayasa değiştiren organ yani yasama organı, mevcudiyetini bu anayasadan ve yetkilerini mevcut anayasa hükümlerinden almakta ve bu hükümler çerçevesinde görev ve yetkilerini kullanmaktadır. Bu organ, kendisi ile ilgili temel anayasal esasları; değiştirme, genişletme veya daraltma yetkisine sahip değildir (Ana.m.11).Bizzat kendisi 11. maddeye göre, mevcut anayasa hükümleriyle bağlıdır.

Anayasanın tamamı, anayasa değişikliği yapan bir kanun ile (Ana.m.175) yürürlükten kaldırılamaz. Yerine yeni bir anayasa yürürlüğe konulamaz.[1] Zira kurucu Anayasayı kabul eden ve yürürlüğe koyan, anayasayı değiştiren yasama organı değil, fakat bu organı kuran, görev ve yetkilendiren, bizzat mevcut Anayasanın kendisidir. Bu hukuki durum 1982 Anayasasının 11. maddesinde; “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” kenar başlığı altında “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” şeklinde mutlak olarak öngörülmüştür.

Ayrıca 1982 Anayasasının 4. maddesinde; az sonrada değerlendirileceği üzere, “değiştirilemeyecek hükümler” kenar başlığı altında “Anayasanın 1 inci maddesindeki Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 inci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” hükmü yer almış bulunmaktadır.

3. Anayasa Hükümlerini Değiştirmenin Usul ve Esasları

Anayasanın değiştirilmesinin usul ve esasları Anayasanın 175. maddesinde düzenlenmiştir. Anayasada değişiklik yapma yetkisi, belli koşullar altında TBMM’ne tanınmıştır. Buna göre, Anayasada değişiklik yapılabilmesi için, TBMM üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazılı teklifte bulunulmuş olması ve bu teklifin de Genel Kurulda iki kez görüşülerek, meclis üye tam sayısının beşte üçünün gizli oyuyla kabul edilmiş olması gerekir.

Cumhurbaşkanı, Meclis tarafından kabul edilmiş Anayasa Değişikliği metnini bir kez daha görüşülmek üzere Meclise geri gönderme yetkisine sahiptir.

Anayasa değişiklikleri doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine Halkoyuna sunulabilir. Anayasa değişikliklerinin hangi durumlarda halkoyuna sunulacağı Anayasanın 175. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

4. Anayasanın Değiştirilmesi Teklif Olunamaz ve Değiştirilemez Hükümleri

4.1. Anayasanın 4. Maddesi Hükmünün Hukuki Niteliği

Anayasanın 4. maddesi hükmü, Anayasanın 175. maddesi uyarınca, Anayasa değişikliği yapmaya yetkili yasama organının, kurucu anayasa koyucu tarafından konulan bu maddede belirtilen, devletin kuruluş felsefesini oluşturan vazgeçilmez ilkeleri değiştiremeyeceği, değiştirilmesini teklif dahi edemeyeceği, dar veya geniş bir yoruma ihtiyaç göstermeyecek derecede,  gayet açık bir dille öngörmektedir.

Anayasanın 4. maddesi; anayasayı belli şartlarla sınırlı değiştirme yetkisine sahip, yasama organının, maddede belirtilen, Anayasanın ve Anayasa hükümleri ile uyarınca işleyen devlet düzeninin, temel ruh ve felsefesini oluşturan, belirli anayasal kuralları, kurumları ve anayasal kararları değiştiremeyeceğini hükme bağlamaktadır.

            4. madde hükmü ile, yürürlükteki anayasanın çekirdeğini oluşturan temel ilke ve kurumlar, deyim yerinde ise, bu anayasa hükmü ile “sonsuzluk garantisi” altına alınmış bulunmaktadır. Bu hüküm, Anayasayı taçlandıran ve ruhunu oluşturan temel felsefesinin, herhangi bir zaman diliminde, muhtemel bir yasama organı çoğunluğu ile ortadan kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını veya parçalanmasını önlemek amacındadır.

Federal Almanya Anayasasının 79/III maddesinde, Federal Belçika Anayasasının 197. maddesinde, İtalyan Anayasasının 139.maddesinde, Fransa’nın 1958 tarihli Anayasasının 89. maddesi 5. fıkrasında, Yunan Anayasasının 107. maddesinde, Portekiz Anayasasının 290. maddesinde, ABD Federal Anayasasının V. maddesinde, İsviçre Anayasasının 193/4 maddesinde, Anayasa değişikliği yapan yasama organının, bu yetkisini sınırlayan, anayasanın temel ve çekirdek ilkelerinin devamını teminat altına alan veya bunları değiştirilemeyeceğini öngören normlar yer almış bulunmaktadır.[2]

Anayasanın 4. maddesindeki, Anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif olunamaz hükmü, mutlak emredici nitelikte olup, yasama, yürütme ve yargı dahil tüm anayasal organların riayet etmekle yükümlü olduğu bir kuraldır.

Anayasanın 4. maddesinde öngörülmüş bulunan Değiştirilemezlik – Dokunulmazlık hükmü, Anayasayı yapan –kurucu-asli organ ile anayasayı değiştirebilme yetkisine sahip tali – türev yasama organının farklılığını, en bariz şekilde göstermektedir.

Anayasanın 4. maddesinde öngörülmüş olan, anayasanın temel çekirdeğinin değiştirilemeyeceği hükmü, bir anlamda, anayasa hükümleri arasında hiyerarşik sıralama niteliğini de taşımaktadır. Anayasayı değiştirmeye yetkili yasama organı, bu hükümdeki kurallara riayet etmek zorundadır.[3] Bu maddenin değiştirilmesine yönelik bir  teklif veya öneri de verilemeyecektir.Bu husus dahi,madde hükmünün, Anayasanın 175 .maddesindeki Meclisin Anayasayı değiştirme yetkisini sınırladığını açıkça göstermektedir..

4.2. Anayasanın 4. Maddesi Hükmünün Kendisinin Değiştirilmesi ve Değiştirilmesinin Teklif Olunamayacağı İlkesi

Metninden açıkça anlaşılacağı üzere 4. madde hükmünün amacı, anayasanın ruhunu, temelini ve çekirdeğini oluşturan ilkelerin ve hukuki kurumların yok edilmesine yönelik anayasayı değiştirme yetkisine sahip yasama organının, işlem ve müdahalelerini önlemektir. Bu hükmün konuluşunun mantığında, kesin olarak bizzat kendisinin de, değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin dahi teklif olunamayacağı ilkesi bulunmaktadır.[4] 4. maddesi hükmü yürürlükteki anayasanın çekirdeğini oluşturan 1, 2 ve 3 maddeleriyle, başlangıçtaki ilkelerin, mutlak olarak anayasal mevcudiyetini sağlayan garanti niteliğindedir.[5]

Anayasanın 4. maddesi hükmünün bizzat kendisinin, değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif olunamaz nitelikte olduğunun diğer gerekçeleri de şunlardır;

  • · Alman Anayasa Hukukçu, 1949 tarihli Federal Almanya Anayasasının şerhini yazan  (halen toplam 7 Cilt halinde yayını devam etmektedir) Prof. Dr. Theodor MAUNZ 1952 yılında yayınlanmış bulunan makalede ilk defa savunulan “Normların Konuluş Mantığı teorisine” göre, bir norm kendi metni içersinde, bizzat kendisiyle ilgili hüküm koyamaz. Yani Anayasanın 4. maddesinin sonuna, “Bu hüküm de değiştirilemez, değiştirilmesi teklif olunamaz” şeklinde bir cümle hükmünün yazılmasına gerek yoktur. Böyle bir cümle hükmü, absurd-manasız, mantıksız ve abesle iştigal olurdu. Yasaklayıcı hükmün altına, ayrıca “Bu hükmün değiştirilmesi de yasaktır” şeklinde bir hükmün yazılmasının mantığını anlamak da mümkün olamaz. O zaman ister istemez, şu akla gelmektedir. Anayasanın 1. maddesi ile 2 ve 3. maddelerine ayrı ayrı son fıkra olarak, “Yukarıdaki fıkra veya fıkra hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif olunamaz” hükmünün konmasını savunmak gerekirdi ki, bu dahi, abesle iştigal olurdu.[6]

Anayasanın 4. maddesinin bizzat kendisinin değiştirilemeyeceği esası, Halkın ve Milletin anayasa yapma kudreti ile açıklanmaktadır. Bu teorinin kabulü 1982 Anayasasının başlangıç kısmının son paragrafındaki “Türk Milleti tarafından demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur” cümlesiyle teyit edilmektedir.

  • · Anayasayı yapan – koyan asli kurucu organ, anayasanın 4. maddesi ile bir sınırlama hükmü koymuştur. Bu sınırı anayasayı değiştirme yetkisine sahip olan yasama organı, tali – türev organ değiştiremez ve bu suretle kendi yetkilerini genişletemez. Anayasa değiştirme yetkisine sahip organ, anayasanın 11. maddesinin mutlak emredici hükmü uyarınca, anayasa hükümleriyle bağlıdır. Kendisini yetkilendiren Asli Anayasa koyucu organın koyduğu, bu yetki sınırlandırması kuralını daraltamaz, genişletemez ve sonuç olarak değiştiremez. Zira mevcut Anayasadaki kurallara uymak zorundadır.[7]
  • · Çok basamaklı –Basamakvari anayasa değişikliği ile; yani, önce 4. maddedeki “değiştirilemez” kaydını ortadan kaldırıp, sonra bununla koruma altına alınan Anayasanın 1, 2 ve 3. maddelerini değiştirme şeklindeki, bir değişiklik yapma niyet ve amacı, Anayasanın hazırlanış ve yürürlüğe konulmasına ilişkin işlemler ile bizzat anayasanın sistematiğine aykırı düşer.[8] Diğer yandan, 4. maddeye göre, bu madde metninde yer alan Anayasanın 1,2 ve 3. maddelerinin değiştirilmesi de teklif dahi olunamaz.
  • · Mevcut Yasama organına; Anayasanın 175. maddesinde verilen Anayasayı değiştirme yetkisi, Anayasanın 4. maddesinde emredici olarak konulmuş bulunan, ilke ve konularla sınırlıdır.
  • · Anayasanın 6. maddesi uyarınca; “egemenlik kayıtsız şartsız, Milletindir”, “Türk Milleti egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.”, “...Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz”. Bu madde hükmü gereğince de, mevcut yasama organı, Anayasanın 4.maddesi hükmünü değiştiremez ve değiştirilmesini dahi öneremez.
  • · Anayasanın 4. maddesi hükmünün bizzat kendisinin değiştirilemeyeceği gibi, madde hükmünün uygulanması, anayasayı değiştirme yetkisine sahip mevcut, yasama organı veya organları tarafından, bu yetkiye dayanarak, genişletilemez veya daraltılamaz ve de değiştirilemez.[9]
  • · Anayasanın 4. maddesindeki; Anayasal değiştirilemezlik kaydı –garantisi; belli ilkelere tanınan –sonsuzluk garantisi- ile; Anayasayı koyan kurucu organ tarafından, anayasanın kabul görmüş, bunun hüviyetini ve ruhunu yansıtan ilkelerinin, anayasanın 175.maddesindeki esaslara göre yapılacak değişiklikler ile ortadan kaldırılması önlenmiş ve koruma altına alınmıştır.
  • · Anayasanın 4. maddesi, Parlamentodaki çoğunluk partisinin veya koalisyon oluşturan siyasi partilerin, 175. maddeye göre yapacakları Anayasa değişiklikleri ile çoğunluk hukuki darbesini yaratarak, Anayasanın temel ilkelerine bertaraf etmesini başlangıçta önlemek için konulmuştur.[10]
  • · Anayasanın 4. maddesi hükmü, Anayasanın çekirdek ve temel ilkelerini, yalnızca Anayasaya karşı tavır koyan fikirlere karşı değil, prensip olarak anayasaya bağlı, ancak değişikliklerin anayasaya uygunluğu konusunda, hataya düşmüş olup, anayasayı değiştirme yetkisini kullanan yasama organına da yöneliktir. Ona hitap etmektedir.
  • · Anayasanın 4. maddesi hükmünün temelinde; Milletin veya Halkın Anayasa koymada haiz olduğu devlet kudreti (md.6 ve m.11) yani millet egemenliği fikri bulunmaktadır. Bunun hukuki sonucu ise şudur: 1982 Anayasasının Anayasa modeline göre, anayasayı yapan kurucu organının yarattığı, görev ve yetki verdiği, Anayasayı değiştirme yetkisine sahip Yasama Organı, Yani Meclis, kesinlikle mutlaka, mevcut, yürürlükteki Anayasa hükümlerine (md.1, 2, 3, 4, 6 ve 11 gibi) riayet etmek zorundadır.[11]

Yürürlükteki Anayasayı kabul eden, mevcut yasama organı değil, fakat bu organı kuran bizzat Anayasa hükümlerinin kendisidir. Anayasa değiştirme yetkisine sahip Yasama organı, meclis, milletin %92 çoğunluğu ile kabul ettiği anayasa ile belli yetkileri kullanmak üzere kurulmuş bir organdır. Bu nedenle Anayasanın tamamını değiştirme yetkisi bulunmadığı gibi, Anayasanın 4. maddesinde emredici olarak öngörülmüş bulunan Anayasanın 1, 2 ve 3 maddelerin yer alan temel ilke ve hukuki kurumları değiştiremez. Anayasayı değiştirme yetkisi, Millete aittir. Yeni bir Anayasayı Millet veya Halk ister kendisi yapar veya isterse özel şekilde kuracağı bir Meclise yaptırabilir.

5. Anayasanın 4. maddesi Uyarınca Değiştirilmeyecek Anayasa Hükümleri.

Anayasanın 4. maddesinde “Anayasanın 1 nci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” hükmü öngörülmüştür.

 Bu hükme göre, Anayasanın değiştirilmesi, hangi çoğunlukla olsun, tam mevcudiyet durumu dahil;

5.1. Anayasanın 1. maddesi hükmündeki “Cumhuriyet rejimi”, ile

5.2. Anayasanın 2. maddesindeki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Anayasanın başlangıcında belirtilen temel ilkeleri ile cumhuriyetin niteliklerine dahil mütalaa edilen aşağıdaki ilkeler ve hukuki kurumlar, Anayasanın 4. maddesindeki “Değiştirilmeyecek Hükümler” kapsamındadır.[12]

Anayasanın Başlangıç metnindeki;

- Atatürk İnkılap ve İlkelerine bağlılık (prf.1-5);

- Atatürk medeniyetçiliği (prf. 2-5);

- Atatürk milliyetçiliği (prf. 1, 5, 7);

- Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi (prf. 2);

- Millî egemenlik (prf. 5, 3);

- Anayasanın ve hukukun üstünlüğü (prf. 4);

- Özgürlükçü demokrasi (prf.3);

- Doğal temel haklar (prf.6);

- Kuvvetler ayrılığı (prf.4);

- Türk varlığının Devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü (prf.5);

- Laiklik (prf. 5);

- Sosyal adalet ve eşitlik (prf. 6);

- İnsan onurunun korunması ve kişinin maddî ve manevî varlığının korunması (prf. 6) ile;

2. maddeki; Cumhuriyetin niteliklerini oluşturan;

- Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet ilkesi;

- Demokratik devlet ilkesi[13];

- Laik devlet;

- Sosyal devlet;

- Hukuk devleti[14]

- İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi,

Mevcut Anayasa değiştirme yetkisine sahip yasama organı olan TBMM tarafından, Anayasanın 175. maddesindeki usul ve esaslara göre, değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif olunamaz.

5.3. Anayasanın 3. maddesindeki

Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti

MADDE 3.- Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir.

Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Milli marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

hükümleri ile bu hükümlerin doğrudan yansımasını oluşturarak Anayasanın 5. maddesi, 11. maddesi, 26. maddesi ile 28. maddesindeki “devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması ile ilgili ibareler, 42. maddesindeki “Türkçe’den başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” hükmü, ve 66. maddedeki Türk vatandaşlığı hükmü, Anayasanın 174. maddesi hükmü, Anayasanın 175. maddesindeki usul ve esaslara göre, mevcut Yasama organı tarafından, değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif olunamaz.

6. Anayasanın  4. Maddesine Aykırı Düşen Değişiklik Teklifleri ile Yapılan Değişikliklerin Hukuki Sonuçları

6.1. Değişiklik Teklifleri Açısından

Anayasanın 4. maddesine aykırı olarak bu maddede öngörülen Anayasanın 1, 2 ve 3. maddeleri hükümleri ile 4. maddenin bizzat kendisinin değiştirilmesi ile ilgili değişiklik tekliflerinin, TBMM Meclis Başkanlığınca,

- Gündeme alınmaması gerekir

- Gündeme alınmışsa, Meclisin Genel Kurulda görüşülmemesi ve oylanmaması gerekir. Oylanmış olsa bile, hangi çoğunlukla kabul edilmiş olursa olsun, 550 Milletvekilinin oybirliği ile kabul edilse dahi, Anayasanın sözü geçen hükümlerinin değiştirilmesi hukuken mümkün değildir.

- Meclis tarafından anayasaya aykırı olarak kabul edilmiş, Anayasa değişikliğini, Cumhurbaşkanının onaylamaması ve Resmi Gazete’de yayınlanmak üzere göndermemesi gerekir. Cumhurbaşkanı Anayasaya aykırı (m. 4) Anayasa değişikliğini onaylar ve değişiklik metni Resmi Gazete’de yayınlanır ve yürürlüğe girerse, Yüksek Seçim Kurulu’nca bu metnin, Halk Oylamasına sunulmaması gerekir.

- Şayet Anayasaya aykırı değişiklik metni, Anayasa hükmü olarak Anayasanın 150. maddesine göre Muhalefet partisinin veya TBMM üye tam sayısının en az beşte birini oluşturan Milletvekilinin bu değişiklikle ilgili hükmün iptali için, Anayasa Mahkemesine başvurması gerekir.

- Anayasa Mahkemesinin de bu değişikliği, Anayasanın 11. maddeleri uyarınca iptali yönünde karar vermesi gerekir.

6.2. Değiştirilen Anayasa Hükümleri Açısından

Anayasanın 4. maddesi hükmü ile onun metninde öngörülmüş bulunan, 1, 2 ve 3. maddeleri hükümleri, değiştirilmesi hukuken mümkün olmayan ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen, mutlak emredici Anayasa hükümleridir.

Bu hükümlerin aksine yapılan ve Anayasa değişikliği öngören, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunlar hangi çoğunlukla kabul edilmiş olursa olsun veya halk oylamasında hangi oranda kabul edilirse edilsin, hukuken “YOK” hükmünde olup, geçersizdir.

Bu geçersizliğin tespiti, Anayasa Mahkemesi ile diğer yüksek yargı organlarının görev, yetki ve sorumluluğundadır.

7. 22 Mart 2010 Tarihli 23 Esas Madde ile Üç Geçici Maddeden Oluşan Anayasa Değişikliği Taslak Metni Hakkında Özet Görüş

Anayasanın 175. maddesi uyarınca halen resmi olarak teklif haline getirilmemiş, toplam 23 Esas Madde ve Üç Geçici Madde ile birlikte 26 maddeden oluşan taslak metindeki,

- Siyasi Partilerin uyacakları esaslar ile ilgili olarak, Anayasanın 69 maddesinde yapılması düşünülen değişikleri içeren 6. MADDESİ hükmü,

- Parti kapatılması Kararının sonucu ile ilgili olarak Anayasanın 84. maddesinin son fıkrasının kaldırılmasını öngören 8. MADDESİ hükmü,

- Anayasanın 125. maddesinde, yapılması düşünülen, özellikle “… yargı yetkisi hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz “ yönündeki taslak metnin 10. MADDESİ hükmü,

- “Adalet hizmetlerinin denetimi” ile ilgili olarak Anayasanın 144. maddesinde taslak metnin 13. MADDESİ ile yapılması düşünülen değişiklik hükmü,

- Anayasanın “Askeri yargı” ile ilgili olarak 145. Maddesinde değişiklik öneren, Taslak metnin 14. MADDESİ hükmü,

- Anayasanın, Anayasa Mahkemesi ile ilgili olarak, 146,147,148 ve 149. maddelerinde temel değişikler öngören Taslak Metnin, 15,16,17 ve 18. MADDELERİ hükümleri,

- Anayasanın, askeri Yargı ile ilgili olarak, değişiklik öngören, Taslak Metnin 19. MADDESİ hükmü,

- Anayasanın,”Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulu” ile ilgili 159. maddesinde değişiklik öngören, Taslak Metnin  20. MADDESİ hükmü,

- Taslak metnin,22. MADDESİ ile,

- Geçici MADDE 18.deki, 69. maddede yapılacak değişiklerin “ Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan davalarda da uygulanır” hükmü,

- Geçici Madde 19 daki, Anayasa Mahkemesi ile ilgili değişiklerin uygulanma ve yürürlüğe girişi ile ilgili hüküm,

- Geçici Madde 20 deki, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili değişikliklerin uygulanma ve yürürlüğe giriş tarzı ile ilgili hüküm,

 Anayasanın 4. maddesi uyarınca, değiştirilemez ve değiştirilmesi önerilemez niteliğinde kabul edilen ve sayılan, anayasanın 2. maddesindeki Demokratik hukuk Devleti ilkesinin kapsamında mütalaa edilen “ Kuvvetler Ayrılığı İlkesine” (Ana. m. 6), Mahkemelerin Bağımsızlığı ilkesine (Ana.m.9), İdarenin Yargısal Denetimi (Ana.m.125) ilkesine, kanunların Anayasaya uygunluğunun yargısal denetimi ilkesine (Anayasa m.146, 147, 148, 149, 150, 151, 152 ve 153)  hukuken uygun düşmeyeceği düşünülmektedir.

 

27 Mart 2010

 

Prof. Dr. İbrahim KAPLAN

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi

Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı



[1]  Maunz-Durig-Herzog; Kommentar zum Grundgesetz (GG) Art.79.N.23

[2]  Maunz-Dürig-Herdegen; Kommentar zum (GG) Art.79.Abs.3, N.70, sh.40-41, Mai 2008, 52.Lfg. (52.Ek.);

[3] Maunz-Dürig-Herdegen;  agk, N.72 -73 sh. 41

[4] Möller, Hauke, Verfassungsgebende Gewalt des Volkes, Die Schranke der Verfasungsrevissons Diss, Hamburg    2004, sh.193.

[5] Maunz/Dürig,agk, Art.79.N.50.

[6] Möller, agt. 192.

[7] Möller, agt. 194 ve 195.

[8] Karşılaştırınız. Möller, agt, sh.211.             

[9] Karşılaştırınız

[10] Möller, agf.; sh.153.

[11] Möller, agf. sh.154.

[12] Ömer İzgi / Prof.Dr.Zafer Gören, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Yorumu, Ankara 2002, Cilt I, Madde 1-78. sh.9.;Bkz.;  Anayasa Mahmesinin 5.6.2008 Tarih ve E.2008/16 ,K.2008/116 sayılı türban ile ilgili kararı , (22 Ekim 2008 tarih ve 27082 sayılı Resmi Gazete).

[13] Maunz/ Dürig,agk.; Art.79/3 ,N.85 de; ( Mai 2008 ,Lieferung  52 ,Prof.Herdegen ilavesi ), özgürlükçü-hürriyetçi temel devlet düzeni anlamında,temel hakların kötüye kullanılması yasağı ( temel hakkın düşmesi-kullanılamaması- Art.18 ve Art. 20/2 (1982 Anayasası m.13 ),yasak siyasi partiler – Art.21/2 ( siyasi partilerin uyacakları esaslar ve kapatılması durumu, Ana.m.69), Art. 1 ve Art.20 deki, Hukuk devleti ilkesinin değiştirilemez ilkesi hükmünün çekirdeğini oluşturduğu, görüşündedir.

[14] Prof Dr. İbrahim KAPLAN ;” Demokrasi-Hukuk- Otorite”,A.Ü. Siyasal bilgiler  Fakültesi Dergisi, Cilt 49,Sayı,1-2, Ocak –Haziran 1994;Prof. Dr. İlhan ÖZTRAK Armağanı,sh, 268-271, Prof. Dr. Tahsin Bekir BALTA,Kısa İdare Hukuku. Ankara 1965, sh .8-16; Prof.Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK,Anayasa Hukuku, Ankara 1997,sh.152; Prof. Dr. Kemal DAL;Türk Anayasa Hukuku ,Ankara 1992, sh.138-140

Üyelik Başvurusu

Üye Bilgi Güncelleme

Not: Güncellemeler üye onayı alındıktan sonra yapılmaktadır.