Önceki Başkanlarımızdan Yekta Güngör Özden' in Yazıları Yalanla Yaşanılmaz

Yalanla yaşanmaz

21 Eylül 2017                                                                                                                                                   Yazarlar

 

Karamsar ve kötümser değiliz. Kendimize göre gerçekçiyiz. Kendi gücünün, yeteneğinin ayırdında olmayan kimseler, yanlışlardan kurtulamadıkları gibi onu düzeltmeyi bir yana bırakın tutumlarından dolayı özür dilemeyi de bilmezler. Böylece yalnız kendisinin ve çevresinin değil ilgili ve etkili olduğu her yerin zarar görmesine neden olurlar. Gerçekleri söyleyince bu tür kişiler rahatsız olur, doğruyu ve yararlıyı gösterenlere karşı çıkar, onları kötülerler. Ülkesini ve ulusunu sevenler saldırılara aldırmadan, iyilik ve iyileştirme çabalarını sürdürürler.

Son yıllarda ülkemizin her alanda olumsuzluklarla sürüklendiği karanlığın ayırdındayız. Bozulmayan bir şey kalmamış gibi. Umutsuzluğa karşı olduğumuz için yılgınlık göstermeden insanlık ve yurttaşlık çabalarımızı sürdürüyor, yanlışlık ve kötülüklere değinerek yinelenmemelerini istiyor, çağdaşlık uygarlık düzeyinin altında kalmamak için de çabalarımızı sürdürüyoruz.

Ancak, siyasal iktidarın sömürü siyasetiyle iyi duruma gelmemiz olanaksız görünüyor. Ders programlarının dinsel ağırlığı, 4+4+4'le gelinen olumsuzluklar, ATATÜRK'e ilişkin bilgilerin kitaplardan çıkarılması, partizanlık kalkışmaları, cumhuriyet dönemini suçlamalar, yalanlar dizisiyle güç gösterilerine yeltenmeler, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı tutum ve davranışlar iyice azgınlaştı. İmam hatip olanakları, yurtlara el atmalar, gericilik girişimleri devletin izlencesi durumuna getirildi. Dış ilişkilerdeki ikilemler, yanlışlıklar, şehitlerle artan acılar iktidarın neden olduğu ve sorumlu tutulması gereken işlem, eylem ve söylemler her gün ağırlığını artırıyor.

26 Şubat 1954 doğumlu RTE “Camileri ahıra çevirdiler” diyerek cumhuriyet kurucularını suçlamakla büyük haksızlık etti.1939 Erzincan depreminden sonra yıkılmak tehlikesiyle karşı karşıya olan camilere cemaat alınmadı. Ancak hiçbiri ahır yapılmadı. Kendisine söylenen yalanı yansıtmış oldu. 2. Dünya Savaşı'nın güçlüklerini yaşatmamak için Niksar'daki Ulu Cami'yi askerlerin buğday deposu olarak kullandılar. Yıkılmak tehlikesini böyle karşıladılar. Evimizin yakınındaydı. Doğrular her zaman egemendir.

Yalanla bir yere varılmaz.

Kaynak; http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/yekta-gungor-ozden/yalanla-yasanmaz-2018832/

Üyelik Başvurusu

Üye Bilgi Güncelleme

Not: Güncellemeler üye onayı alındıktan sonra yapılmaktadır.